JOSEPH KOSUT - KAVRAMSAL SANAT

Güncelleme tarihi: 6 Şub


Joseph Kosuth, Bir ve üç iskemle, 1965

Kavramsal Sanat adına yapmış olduğu çalışmalarıyla akımın önde gelen isimlerinden biri olan J. Kosuth Sanat ve Dil Grubu’nun üyelerindendir. Felsefe eğitimi alan sanatçı düşüncenin önemi üzerinde durarak sanat yapıtının aslında düşüncenin kendisi olduğunu belirtmeye çalışmıştır. Onun için akıl daima on planda olup, sanat yalnızca nesneye ve onun biçimsel gerçekliğine bağlı değildir. Kosuth nesne kullanımını ortadan kaldırarak sanatın onu meydana getiren düşünce ile bağlantısını öne çıkarmaya çalışmıştır. Eserlerinde yazı ve dil kullanmıştır. “Kosuth’a gore, sanatsal olsun ya da olmasın dünyadaki tüm nesnelerin önemleri estetik düşünce açısından eşittir. Çağdaş sanat arenasındaki bir nesnenin estetik önemi demek, artık, estetik yargılarla ilişkisi olmaması demektir. Estetik kaygılar bir nesnenin işlevine ya da ‘varoluş nedeni’ ne her zaman yabancıdır. Bir nesnenin ‘varoluş nedeni’ kesinlikle estetik adına falan değildir. Kosuth, tamamen saf estetik bir nesnenin, dekoratif (süslemeci) olduğunu söyler”. Sanatın işlevini sorgulayan Kosuth estetik ve sanatı birbirinden ayırmış savlarına düşünce ve dil kullanarak yanıt aramıştır. Kosuth “Sanatçı olmak, sanatın doğasına sorular sormaktır” der. Kosuth sanatla ‘dil’i ortaya koyarken ve sorunsalların çözümüne ‘dil’ ile yanıt ararken aslında düşünsel yapımızı ve sorgulama biçimlerimizi etkilemek istemiş sanatın biçimsel görünümünden sıyrılmasını ister. Kosuth’a göre sanat biçimsel bir anlatımla sınırlandırılmamalıdır. Bu yüzden onun yapıtları ve yapıtlarını sergileme biçimleri geleneksel sergi biçimlerinin dışında kalır.


Art as Idea, [Water], 1966.

“Görülen çalışma, Kavramsal Sanat’ı açıklayan genel bir sanat kavramıyla tekil bir nesne olan sanat yapıtı arasındaki ilişkiyi çözümlemeye açar. Bu nedenle sanat yapıtı bilmenin bir aracı olarak ele alınır. Sanat nesnesi “artistik pratiğin” değil kuramsal çalışmaların sonucunda yapılandırılır. Çalışmanın fotoğrafında görülen, aynı bir kavramı gösteren üç öğe, nesne, nesnenin fotoğrafı, nesnenin tanımını kaydeden bir yazıdır. Bu üç öğenin birbirleriyle ilişkisi, bireysel bir yorumlamanın ötesinde bir içerik taşır. Dilsel öğeler dile değgin olarak konumlandırılırlar. Göstergelerle ifade edilen bir fotolojik önermedir. Dilsel öğe olarak yazı, bu çalışmada, diğer öğelerin işlevi neyse aynı üstlenir; aynı anlıksal ortak öğenin tasarımına işaret eder”.

Kosuth’un sözcük ve dilsel anlatımları kullandığı yapıtlarında ready-made benzeri bir fonksiyonla karşılaşırız. Sıradan sergileme ortamlarının dışına çıkarak göstergelerine afislerde, dergi gazete gibi yayınlarda, bina duvarlarında yer vermiştir. Kullanılan sözcükler veya kavramlar dilin genel geçer özelliklerinden bağımsız bir soyutlamaya yakın biçimde kullanılmıştır.

Felsefeden ve felsefi düşünülerden etkilenen Kosuth, dil ve dilin mantığı ile ilgilenen Analitik Felsefe ’den de oldukça etkilenmiştir. Kosuth’un böyle bir arayışa girmesinin esas sebeplerinden biri sanatın doğasının sorgulanması ve bunun da yeni öneriler getirilerek yapılabilecek olmasıydı.


Kaynak:

Ebru Susoy Simsek, Kavramsal sanatın resim sanatı tanımını etkileyişi ve resim iş eğitiminde getireceği katkılar, Yüksek lisans Tezi.

6 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

OMPHALOS